Yunan serpuşu olan fesi giymek uygun olur da, şapkayı giymek neden olmaz? Ve yine onlara, bütün millete hatırlatmak isterim ki, Bizans papazlarının ve Yahudi hahamlarının özel elbisesi olan cübbeyi ne vakit, ne için ve nasıl giydiler? Kemal Atatürk - 1925
Pasinler, sahip olduğu doğal ve beşeri turistik değerleri ile yakın çevresi için, önemli bir çekim merkezidir. Tarihi eserlerden en önemlisi, kurucusunun adını taşıyan kalesidir. Hasanbaba Dağı'nın hemen güneyindeki sarp bir tepe üzerinde yer alan Hasankale, 1336 - 1339 tarihleri arasında inşa edilmiş olup, daha sonraki dönemlerde bir çok tamiratlar geçirmiş olan bir İlhanlı eseridir. Kalıntılardan üç kat olduğu anlaşılan kale surları büyük ölçüde tahrip olduğundan, restore edilerek turizme 2000 - 2001 yıllarında kazandırılmıştır. İç kale içerisinde, Kanuni Sultan Süleyman'ın yaptırdığı cami, IV. Murat adına yaptırılan kasr ve dizdar ikametgahı büyük ölçüde tahribe uğramış olup, günümüze sadece duvar kalıntıları ulaşabilmiştir.
Hasankale ve yöresi folkloru bakımından çok zengindir. Manileri, bilmeceleri, atasözleri, duaları, bedduaları ve anonim halk edebiyatı ürünleri oldukça fazladır. Bunlardan :
A - MANİLER
Mani demeğe geldim Sabağın er ezeni Sür harmanı düz olsun
Kaymak yemeye geldim Sesle mektup yazani Dağlarda sür iz olsun
Meramım kaymak değil Ele gönlüm arzular Doksadokuz yarem var
Seni görmeğe geldim. Gurbet elde gezeni. Bir sen vur yüz olsun.
Anadolu'ya açılan önemli bir kapı durumunda olan Hasankalesi ; Orta Çağda Sasani ve Doğu Roma arasında ardı arkası kesilmeyen mücadelelere sahne olmuş ve sürekli Doğu Roma ile Sasaniler arasında el değiştirmiştir.
Erzurum'un bilinen ilk adı Doğu Roma (Bizans) İmparatoru II.Theodosios' a (408-450) izafe edilen Theodosiopolis' ti, şimdiki Erzurum' un yerinde kurulmuştu. IV. asır sonuna doğru Roma imparatorluğu sınırları içine alınmış ve 415 tarihinde Theodosios' un emriyle Şark Orduları Kumandanı Anatolius tarafından kurulmuştur. Urfalı Mateos' a göre bu şehir Garin Yorum yok
Erzurum ve çevresi özellikle son Kalkolitik ve Eski Tunç çağından itibaren yoğun iskana ve siyasi olaylara tanık olmuştur. Bunun sebebi en eski çağlardan beri önemli ticari ve askeri yolların kavşak noktasında yer alması, zengin akarsu kaynaklarını bünyesinde bulundurması ve doğal savunma zeminine sahip olmasıdır. Çevredeki sert iklim şartlarına Yorum yok
İstanbul Hükümeti, İtilaf Devletleri'nin baskıları sonucu, Anadolu'da asayişi sağlamak amacıyla ordu müfettişlikleri teşkil etti. Bu tasarı gereğince. Doğu Anadolu' da ki 9. Ordu Müfettişliğine Mustafa Kemal Paşa tayin edildi. Mustafa Kemal Paşa' ya verilen talimata göre, Trabzon, Erzurum, Sivas, Van Vilayetleriyle Erzincan ve Canik müstakil livalarına gereken emirleri verebileceklerdir. Mustafa Kemal Paşa' ya verilen bu geniş talimattan da anlaşılacağı üzere, O' nun görevi yalnızca Samsun ve havalisindeki asayişsizliğe son vermenin ötesinde idi. Anadolu' ya ayak basar basmaz yapmaya başladığı işlerde bunu ortaya koymaktadır.
Erzurum Kongresi, I. Dünya Savaşı’nın uğursuzluğunu acımasız maddeleri ile tamamlayan Mondros Mütarekesi’nin (30 Ekim 1918) uygulanmaya başlandığı tarihlere rastlamaktadır. Osmanlı İmparatorluğu’nun imzalamak zorunda kaldığı mütarekenin 24. Maddesi: “Vilâyat-ı Sitte’de karışıklık çıktığı takdirde, bu vilâyetlerin herhangi bir kısmının işgal hakkını İtilâf Devletleri muhafaza ederler” şeklinde düzenlenmişti. Söz konusu vilâyetler: Erzurum, Van, Bitlis, Elazığ, Diyarbakır ve Sivas vilâyetleridir ve mütareke belgesinin İngilizce olan metninde bu vilâyetler “Ermeni Vilâyetleri” olarak ifade edilmiştir. Bu Yorum yok
Musa Kâzım, 1882’de İstanbul’da doğdu. Aslen Karaman’ın Gafariyat kasabasındandır. Babası Mehmet Emin Paşa’dır. Fatih Askeri Rüştiyesi’ni ve ardından Kuleli Askeri İdadisi’ni bitirdi. 14 Mart 1900’de Harp Okulu’na girdi. 6 Aralık 1902’de Mülazım-ı Sani (Teğmen) rütbesiyle piyade sınıfının birincisi olarak Harp Okulu’ndan mezun oldu. Erkân-ı Harp (Kurmay) sınıfına ayrılarak Harp Akademisi’ne başladı. 5 Kasım 1905’de Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle Akademi’yi de birincilikle bitirdi. 10 Aralık 1905’de Edirne’deki II. Ordu’ya atandı. 11 Ocak 1906’da III. Ordu’ya verildi. 13.Seyyar Topçu Alayı, 15. Süvari Avcı Yorum yok
Bugünkü Erzurum şehrinin bulunduğu yerde, daha önce tarihin çeşitli dönemlerinde Karin, Karna, Garin, Kornoi, Kalai ve Karnak şeklinde isimlendirilen bir şehir bulunduğu bilinmektedir. Yine aynı tarih dönemlerinde Erzurum Ovası’nın batı bölümünde Erzen, Erzeron isimli bir şehrin var olduğu tarihi kaynaklarla sabittir. Bizans İmparatorlarından II. Teodosious (M.S. 408-450) zamanında Erzurum Ovası’nı doğudan gelen İran saldırılarından korumak amacıyla, Karin şehrine hakim bir tepe üzerinde bir kale inşa edilmiş olup, kale içindeki şehre de imparatorun adına izafeten “ Teodosiopolis” adı verilmiştir. Bugünkü Erzurum şehrinin yerinde kurulmuş olan Karin (sonradan Teodosiopolis ) ile Erzurum Ovası’nın batı bölümündeki Erzen şehri iki ayrı şehirdir.
Günün Fıkrası :
Bizim Temel, bir tv kanalinda yarismaya katilir.
Kazandigi parayi eksik verirler.
Temel sebebini sorar.
E, oyle vergi kesiyoruz" cevabini alir.
Bunun uzerine Temel, avukata basvurur. Avakut ona Televizyonu mahkemeye ver
der.
Aradan zaman gecer avukat yolda Temeli gorur, ona sorar.
Ula televizyonu mahkemeye verdin mi ?
Temel cevaplar.
Verdim ama ertesi cün keri ketirdim oni...
Insan yine de televizyonsuz yapamayi! sonradan geri aldimm onu